"Her şeyin basit bir çıkış noktası var. Her adım, basit bir denge hareketine bağlı. Kurulan her mekanizma, ufak parçaların mükemmel uyumundan kaynaklı. Kabuk bağlayan meyvelerin soyulması, tatlı bir özgürlük senaryosundan ibaret. Kısa metrajlı filmler, sanıldığı kadar kısa değil. Can sıkıcı detaylar, toz zerrelerinin arkasına saklanabilecek kadar sinsi."
Uyandım...Uyandım çünkü, ben de herkes gibi olmaya çabalıyorum. İnsanlar uyanır...
Belirli zaman kalıpları vardır. Doğal olan, geceleri uyumak ve sabahlarınızı rezil eden alarm sesine kalkmaktır. Bu düzeni ilk olarak kimin bulduğu hakkında hiçbir fikrim yok ama şu ana kadar kimsenin bu duruma itiraz ettiğini görmedim. Hayal et...Bu düzen tersi şekilde işleseydi, beni geceleri uyumadığım için suçlayamayacaktınız. Kazanan ben olacaktım.
Uyandım...Uyandım çünkü, kendi zaman kalıplarımı birilerine dayatmak istedim. Her şey bir dayatma...
En büyük yalanımı yedi yaşımda söyledim. Sevimsiz bir pazar gecesi, babamla televizyon izliyordum. Babam uyku saatlerime pek önem vermezdi. Hatta bazı zamanlar annemin zoruyla yatağıma gider ve gözlerim açık bir şekilde beklerdim. Annemin uyumasıyla birlikte babam odama girer ve tehlikenin geçtiğini söylerdi. Babam iyi biriydi...
Uyandım...Uyandım çünkü babamın mezarına domates ekmeye karar verdim. Domatesi severim. Şaka yapıyorum...Domatesi sevmem. Yine şaka yapıyorum... Domates falan ekmeyeceğim. Mermerin ortasına atılmış toprakla biraz sohbet edeceğim, hepsi bu.
Kalem yakmıştım...Evet tüm o salak veletler ev yakarken, ben masum bir boya kalemini yaktım. Yanık kokusunu alan babam odama girmişti ve bu kokunun nereden geldiğini sormuştu. Çok korkmuştum...Tüm o salak veletler yaktıkları evin arkasından gülebiliyorken, ben masum bir boya kalemini yaktığım için babamın vereceği tepkiden korkmuştum.
"Bilmiyorum baba, gerçekten."
"Bana yalan söyleme."
"Yalan söylemiyorum baba, gerçekten. Yalan söylemiyorum."
"Sana inanıyorum" dedi. Tabii ki bu dediğine inanmadım. Bilemiyorum, belki de babam da büyük bir yalancıydı. Ardından "Oğlum, ne yaparsan yap, hep arkasında dur. Asla yalan söyleme." demişti ve odadan çıkmıştı. Babamın sözleri beni hep etkilemiştir.
O gece kendime bir söz verdim. Bir daha asla yalan söylemeyecektim.
İşte...En büyük yalanımın hikayesi bu. O günden beri hiç durmadan yalan söylüyorum.
Uyandım...Uyandım çünkü bir kaçış noktası bulmalıydım. Fazla vaktimi alabilirdi ve gece, bu düşünce yoğunluğu için yetersiz kalırdı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder