9 Ekim 2011 Pazar

Kimlik

Tanrım ben büyük bir günah işledim.

Sana ibadet etmesi gereken insanlar benim yazdıklarıma ibadet ettiler, benim yarattığım insan tipine büründüler.

Kitap yazmamla beraber günahlarım da başladı. Kitaplarım önceleri küçük kitlelere yayıldı. Mahallemde, okulumda, ilçede vesaire. Tabii ki ünlü olmadığım için kitaplarım insanların ilgisini de o kadar çekmiyordu.

"Hmm, güzel kitapmış"

Elbette öylelerdi. Tek eksikleri yeterince kendilerini duyuramamış olmalarıydı. Bir şekilde daha büyük kitlelere ulaşma şansı buldum. Onlara ulaştığım an insanları ne kadar değiştirebileceğimi anladım. Tek yapmam gereken ise yazmaktı.

Karakter: Sarhoş bir aşık...

Evet, o ulaştığım yüzlerce, hatta milyonlarca insan sarhoş bir aşık olmanın tadına vardılar. Hepsi öyle ya da böyle 'sarhoş bir aşık' oldular. Aşık olunan insanlar ise karşılarındaki kişilerin bir kitaptan arak hayat sürdüklerinin farkında olmayıp o anın tadını çıkardılar.

Sarhoşluk ters tepti, aşıklar hayatlarının sonuna dek aşık kalamadılar veya herhangi bir hastalık aşk dinlemedi ve onları ayırdı. Fakat bu kitaptan arak hayat yüzyıllarca devam etti.

Karakter:Bohem bir hayat süren genç...

Ne yani kim kendini diğerlerinden farkı zannetmek istemez ki? Tek yapmam gereken onlara bu koşulu sağlayacak bir kitap yazmamdı. Ardından bir bir (milyon milyon) karaktere bürünen insanlar çevremde oluşmaya başladı. Kitaplarımı çevremde yaşıyordum. İnsanlar bu sistemin içerisinde farklı bir hayat sürdüklerini zannedip, bütün 'farklı' insanların gezegenine ışınlanıyorlardı. Elbette ki o gezegen dünyaydı.

Tabii bir de kitaplarımı okumayan insanlar vardı. Onlar da kitabı okuyan insanların kitaptan arak hayatlarına bakıp bakıp imrenirlerdi. Oysa tek yapmaları gereken birkaç lira verip kitap satın almaktı. Uzun lafın kısası, bu insanlar sayesinde karakterimi çalan insanlar kendilerini ulaşılmaz zannederlerdi.

Karakter:Ateist bir insan...

Geldik en eğlencelisine. Daha ben kitabı yazana kadar tabuları yıkmaya cesaret bile edemeyen, hatta senden önce yüzlerce tanrıya inanmış olup sen çıktıktan sonra sadece senin varlığına inanan insanlar, kitabı okumalarının hemen sonrası bir şeyleri sorguladıklarını zannettiler. Oysa denemeye çalıştıkları şey bir tabuyu başka bir tabuyla yıkmaktı. Böylelikle kendilerine ateist demeye başladılar. Ah o kimlik edinme çabası yok mu, insanlara seni bile unutturuyor tanrım. Ateistler ne ki, bir de başka bir arkadaşımın yazdığı kutsal kitapları okuyup asırlardır o kitaplardaki 'insan' tipi olmaya çalışanlar yok mu işte o bizim günahımızı daha da arttırıyor. Hani cennetin olduğunu düşünüp hayatı boyunca kendini iyi şeyler yapmaya şartlayan insanlardan bahsediyorum. Arkadaşım o kitapları yazmasaydı kim bilir dünya nasıl bir kaosun içinde olurdu.

Bunlar ve bunlara benzeyen bir sürü karakter kitaplarımda ve maalesef dünyada yer aldı, alıyor ve almaya da devam edecek. Bunun önüne ne sen ne de ben geçebiliriz. Gerçi insanlar olmasa geçimimi nasıl sağlayacağım değil mi.

Geçim mi? Sahi zengin bir karakteri kim yazmıştı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder