Bazen tek sahip olmanız gereken, fermuarı bozuk, boktan bir bavuldur. Küfür ise, böyle bir şeye bile sahip olamadığınız zaman etmeniz gereken, geniş anlam yüklü argo kelimelerdir. Olur olmadık yerlerde kullanılmamalıdır. Sahip çıkmamız gereken değerlerden biri de küfür etmektir diye düşünüyorum.
Boktan bir bavulunuz yoksa, duygu yüklü eşyalarınızı yanınıza almanız neredeyse imkânsızdır. Nereye kaçmak isterseniz isteyin, bazı duygulara ve hatıra kokan birkaç parça nesneye her zaman ihtiyacınız vardır. Hadi ama, 'istediğim an, her şeyi geride bırakabilir ve yeni bir hayata başlayabilirim' diyen insanların ne kadar yalancı ve korkak olduklarını hepimiz biliyoruz. Cesur gözükmeye çalışmaktan başka bir şey değildir bu yaptıkları. Hem, muhtemelen onları tutan da yoktur, ne diye hâlâ bize ayak bağı olmaya devam ederler ki?
"Benim hiç kimseye ihtiyacım yok!" Siktir git oradan be adam! O hâlde neden bana bunları söylüyorsun? Senin, şu anda bana ihtiyacın olmadığı bir kara parçasında olman gerekmez miydi?
Bavul aramaktan değil, düşünmekten yoruldum aslında. Düşünceler asla bitmez. Düşünceler, sizi, siz yapmamak için elinden gelen tüm gayreti gösterir ve genel olarak suçluluk duygusunun üretimi olan kullanışsız mallardır.
Yaşadığınız yerin size fazlasıyla büyük gelmesini istiyorsanız, bir eşyanızı kaybedin. İşte o zaman tek odalı daireniz bile sizin için bir malikaneye dönüşebilir ve aradığınız her ne haltsa asla bulamazsınız. Bakmadığınız yerin kalmadığını düşündüğünüz an pes edersiniz ve birkaç gün sonra, kaybetmiş olduğunuz o gereksiz eşyanızı, nadiren de olsa yaptığınız temizlik esnasında, alakasız bir yerde bulursunuz çünkü soktuğumun dairesi sizinle alay ediyordur. Kayıp ilanınız hükmünü yitirdiği andan itibarense, saklambaç oynamaya meraklı eviniz tekrar, götünüzü bile zor sıkıştırdığınız minik kap hâline geri döner.
Burada ki herkes ölü. En başta da babam ölü...İstemeden de olsa, bana yalan söylemeyi öğreten adam...Bu durumda, burada daha fazla öğrenecek bir şeyim kaldığını sanmıyorum. Bütün sokaklar ve yıldızların, bana yardım etmek istercesine oluşturduğu yolu görebiliyorum. Sokak lambalarına ihtiyacım bile yok, yıldızlar bugün yeterince parlak. Hepsi benim için...Burnuma gelen, yeni döküm sıcak asfalt kokusu benim için...Aydınlık gece benim için...Esen rüzgâr, park yerinden çekilmiş arabalar, kapalı eczaneler, kırtasiyeler, marketler ve okullar benim için...Gözlerden ırak yaşamayı tercih eden ay da benim için...
Egoist olmak için yeterince güzel bir gece. Bu gece kaçış noktam, koca bir kara deliğe bürünüyor ve beni içine çekmek için hazırda bekliyor. Benimse boktan bir bavulum bile yok!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder